FelseFemina · Yazılar · Çekiçle Felsefe
Yüzyıllar Boyunca Kültürel Sınırları Aşan Mücadele: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün Öncüleri ve Küresel Etkisi

Yüzyıllar boyunca, dünyanın dört bir yanındaki kadınlar, zamanın erkek egemen baskılarına karşı cesurca mücadele etmişlerdir. Batı'dan Doğu'ya, bu direniş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün öncülüğünü yapan önemli isimlerle ve onların küresel etkileriyle sürdürülmüştür. Bu tarihsel gün, farklı kültürlerdeki kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet arayışlarının bir simgesi haline gelmiştir.
Bu metinde, kadınların bu büyük yolculuğunda öne çıkan bazı isimleri ve onların mirasının dünya çapında nasıl etki yarattığını inceleyeceğiz.
8 Mart'ın Önemi
1975 yılında Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak tanınan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, sosyalist hareketin öncü kadınları tarafından önerilmiş bir gündür. Bu özel gün, 1910 yılında Fransız Devrimi'nde yer alan cesur kadınların bildirgeleri ile hazırlanan zemin üzerinde yükselmiştir. Türkiye'de kadınların oy kullanma ve eşit yurttaşlık hakları için verdiği mücadele, bu günün önemini pekiştiren önemli figürlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Batı'dan Doğu'ya genişleyen kadın hakları hareketi, LGBTI+ bireylerin de seslerini duyurdukları bir platforma dönüşmüştür. İran ve Arap kadın hareketlerinin yanı sıra, azınlık siyahiler üzerindeki etkileriyle, 8 Mart sadece kadınların değil; tüm marjinalleştirilmiş kişilere ışık tutan birlik ve cesaretin simgesi haline gelmiştir.
Fransız Devriminden- 8 Mart’a Uzanan ve Günümüze Gelen Etkisi
Fransız Devrimi'nden 8 Mart'a Uzanan ve Günümüze Gelen Etkisi
235 yıl öncesine, Fransız Devrimi'nin kadın hakları mücadelesine kıvılcımını ateşlediği zamana gidelim. Bu dönemde, Olympe de Gouges ve Mary Wollstonecraft gibi öncü kadınlar, eğitim ve oy hakları başta olmak üzere kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini savundular.
1789-1792: Özgürlük ve Eşitlik İçin İlk Adımlar
Fransız Devrimi, özgürlük, eşitlik, ulus devlet ve millet gibi kavramlarla dünya sahnesine çıkarken, kadın hareketine de cesaret verdi. Ekonomik eşitlikten yana olan filozoflar, aydınlar, edebiyatçılar, siyasetçiler ve sanatçıların oluşturduğu bu destek dalgasında, kadınların da seslerini duyurma zamanı gelmişti.
Devrim sürecinde kadınların toplumdaki yeri ve hakları konusundaki değişimler, dönemin siyasi ve sosyal dinamikleriyle yakından ilişkilidir.
Bu bağlamda, Fransız Devrimi'nin kadınlar üzerindeki etkisi ve kadın portresi, devrimle birlikte ortaya çıkan feminist hareketlerin de temelini oluşturmuştur. Feminist kuram, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğasını anlamayı amaçlar ve bu bağlamda Fransız Devrimi'nin kadın haklarına etkisi önemli bir konudur. Bu nedenle hareketin yayılımını buradan ele almanın tarihsel bağlamda feminist harekete etkilerinin temelini oluşturmak gerekiyor.
Marie Gouze (Fransa) ve Mary Wollstonecraft (İngiltere) bu dönemin öncü isimleri olarak yayınladıkları bildirgelerle tarihe geçti.
"Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi"
Olympe de Gouges (1748-1793), Marie Gouze adıyla dünyaya gelmiş ve Fransız Devrimi döneminde etkin olmuş önde gelen bir kadın hakları savunucusu ve yazardır. Kadınların siyasi ve sosyal alanlarda erkeklerle eşit olması gerektiğini savunan yazılarıyla ün kazanmıştır. "Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi" (Déclaration des droits de la femme et de la citoyenne) 1791 yılında yayımlanmıştır. Bu önemli metin, Fransız Devrimi sırasında kabul edilen Erkek ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ne bir yanıt niteliğinde olup, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olmaları gerektiğini güçlü bir dille savunmaktadır.
"Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi" (Déclaration des droits de la femme et de la citoyenne)
"Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesionecraft"
Mary Wollstonecraft kısa ömrüne rağmen tarih sahnesinde silinmez izler bırakan, feminist literatürün öncü isimlerinden biri olarak kabul edilir. Eğitimdeki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekerek, kadınların erkeklerle aynı eğitim olanaklarına sahip olmaları gerektiğini vurgular. Kadın ve erkek arasındaki başarı farkının temelinde eğitimdeki bu adaletsizliğin yattığını savunur.
1792'de "Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi"A Vindication of the Rights of Woman: With Strictures on Political and Moral Subjects adlı eserini yayımlayan bu değerli düşünür, yazar ve kadın hakları savunucusu, döneminin en etkili seslerinden biri haline gelmiştir. O, kadınların toplumsal ve siyasal yaşamda erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini güçlü bir dille savunmuştur.
"Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi"
8 Mart’a Doğru...
Bu iki önemli bildiri, bir sonraki yüzyıl için kadın hakları mücadelesinde dönüm noktası oluşturdu. 1910 yılı, kadınların örgütlenme sürecinin ve birinci dalga feminizmin zirveye ulaştığı bir dönem olarak tarihe geçmiştir. Bu yıllarda, oy hakkı ve eğitimde eşitlik gibi talepler, kadın hakları mücadelesinin ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Kadınlar, farklı örgütlenme biçimleri aracılığıyla hak mücadelelerini sosyalist hareketle bütünleştirerek güçlü bir dayanışma içinde olduklarını gösterdiler.
Erkekler öldürüldüğünde yaşamı korumak için savaşmak biz kadınlara düşer.
Clara Zetkin
26-27 Ağustos 1910 tarihlerinde, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da gerçekleştirilen 2. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda, Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin önde gelen delegeleri Clara Zetkin, Kate Duncker, Rosa Luxemburg ve diğerleri, her yıl düzenli olarak bir "Kadınlar Günü" kutlanması teklifini ortaya koydular. Bu öneri, katılımcılar tarafından oy birliği ile kabul edildi. İlk etapta Kadınlar Günü için spesifik bir tarih belirlenmemişti. 1921'de Moskova'da toplanan 3. Komünist Enternasyonal Kongresi'ne bağlı Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı'nda, dönemin baskın "sınıfa karşı sınıf" politikalarının etkisi altında "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" ismi benimsendi. Ancak, 1930'larda "faşizme karşı birleşik cephe" stratejisine geçişle birlikte, etkinlik tekrar "Dünya Kadınlar Günü" ismine geri döndü. Bu adlandırma değişikliği, kadın örgütlenmesi alanında da önemli bir evrimi simgeler ve sosyalizm veya komünizmi hedef alan, yalnızca "işçi/emekçi kadınlar" ya da "sosyalist/komünist kadınlar"ı kapsayan dar bir örgütlenme yaklaşımından uzaklaşılmasına işaret eder.
Sonuç olarak, 1945 yılında kapsayıcı bir yaklaşım ile Uluslararası Demokratik Kadın Federasyonu'nun kurulmasıyla bu evrim taçlandırıldı.
8 Mart 1914 Dünya Kadınlar Günü için Almanca afiş
8 Mart Dünya Kadınlar Günü: Küresel Etkileri
Dünya Kadınlar Günü, dünya genelinde birçok ülkeyi ve topluluğu etkileyen önemli bir gün olarak kabul edilir. Bu geniş etki alanı içinde, Afrika'dan Güney Amerika'ya, Uzak Doğu'ya kadar pek çok bölgede önemli gelişmeler yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Bu yazıda, özellikle Türkiye, LGBTİ+ topluluğu, İran, Arap dünyası, azınlıklar ve siyahilerin mücadelesindeki etkilerine kısa bir bakış atacağız.
8 Aralık 1934 tarihli Akşam gazetesinde Türk Kadınlar Birliği'nin Beyazıt mitingi fotoğraflarından.
Genç Cumhuriyet Türkiye: Genç Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında, kadınların eğitim ve iş hayatındaki varlığına büyük önem verildi. Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren kadınların eğitime erişimi genişletildi ve yüksek öğrenim kurumlarına kabul edilmeleri teşvik edildi. Mary Wallstonecraft ardından neredeyse yüz yıl sonra dünyaya gelen “Şükufe Nihan “ genç Türkiye Cumhuriyeti'nde kadın hakları için mücadele eden, ancak günümüzde birçoğumuzun yeterince tanımadığı kritik bir figürdür. 15 Haziran 1923'te, Nezihe Muhittin ile omuz omuza, Türkiye'de kadın hakları için mücadele eden ilk kadın partisi olan Kadınlar Halk Fırkası'nın kurucuları arasında yer alan Şükûfe Nihal, partinin genel sekreterliğini üstlenmiştir. Bu önemli hareket, kadınların seçme ve seçilme hakları için verilen mücadelenin öncülerindendir. Aynı dönem Cumhuriyet Halk Fırkası ile benzer isim nedeniyle isim değişikliğine gidilmiştir ve parti olarak değil " Türk Kadınlar Birliği" Derneği olarak devam etmiştir. Bu dönemde, kadınların iş gücüne katılımı ve profesyonel alanlarda yer alması da desteklendi. 8 Mart, bu gelişmeleri kutlama ve kadınların toplumsal hayattaki başarılarını vurgulama fırsatı olarak değerlendirilir.
Mahsa Amini öldürülmesinden sonra sosyal medyada büyük yankı uyandıran protesto görseli
İran Kadın Hareketi: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, İran'da kadın hakları mücadelesinde önemli bir gün olarak kabul edilir. Bu özel gün, İran kadın hareketinin, cinsiyet eşitliği, eğitim ve çalışma hakları gibi temel konularda sesini yükselttiği bir platform sunar. Özellikle 1979 İran Devrimi sonrasında kadınların karşı karşıya kaldığı zorluklar ışığında, bu gün daha da anlam kazanmış ve kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlüklerini geri kazanma yolunda birleşmiştir.
LGBTİ+ Hareketi
8 Mart, aynı zamanda LGBTİ+ bireylerin de cinsiyet eşitliği ve hakları için mücadele ettiği bir gün olarak önem taşır. Bu özel gün, LGBTİ+ kadınların ve bireylerin, heteronormatif toplumsal yapılar içindeki eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı mücadelelerini görünür kılar. LGBTİ+ hareketi, 8 Mart vesilesiyle cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa dikkat çekerek, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin kapsayıcı ve çeşitliliği önemseyen bir yaklaşım benimsemesinin önemini vurgular.
8 Mart Gösterileri 2022 Eskişehir- Fotoğraf: Murat Aslan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Arap Kadınlar
Arap Kadın Hareketi
Arap dünyasında 8 Mart, kadınların karşılaştığı toplumsal, ekonomik ve politik engelleri aşma çabalarını destekleme günüdür. Özellikle Arap Baharı sonrasında, kadınlar daha görünür bir rol almış ve siyasi değişimlerde etkili olmuştur. Bu özel gün, Arap kadınlarının eğitim, çalışma hayatı ve siyasi temsil gibi alanlarda daha fazla hak ve özgürlük talep ettiği bir fırsat olarak değerlendirilir
8 Mart, ırkçılığa maruz kalan herkesin seslerini yükselttiği, sosyal adaletsizliklere ve ırkçılığa karşı durduğu bir gündür. Özellikle siyahi kadınlar, cinsiyet ve ırk temelli ayrımcılığın kesiştiği noktada özgün mücadeleler yürütür. Bu kadınlar, hem cinsiyet eşitliği hem de ırksal adalet için çalışırken, 8 Mart onların toplumsal cinsiyet ve ırk temelli eşitsizliklere karşı birlikte durdukları bir gün olarak öne çıkar.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm bu hareketlerin ve grupların bir araya gelerek toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet ve insan hakları için birlikte çalıştıkları, dayanışma gösterdikleri ve küresel bir farkındalık yarattıkları bir gün olarak kabul edilir. Bu özel gün, dünya genelinde kadınların ve tüm cinsiyetlerden bireylerin eşitlik ve özgürlüklerine yönelik devam eden mücadelelerini hatırlatır ve destekler.
Kaynakça
- Halime, B.Pehlivan,(2020) İran'da Devrim Sonrası Kadın Hareketi(Yüksek Lisans Tezi), Kocaeli Üniversitesi
- BENDASON, Ney (1991): “Başlangıcından Günümüze Kadın Hakları”, (Ş.Tekeli Çev.) İstanbul: İletişim Yayınları(1991)
- Nochlin, L. (2020). Kadınlar, Sanat ve İktidar, (1. Baskı). (S.Evren, Çev.)İstanbul: Yapıkredi Yayınları. (1988)
- Landes, B.Joan(1990), "Women and the Public Sphere In the Age of the French Revolution", New York, Cornell University Press.
- https://www.worldhistory.org/Mary_Wollstonecraft/
Yeni yazılar ve kadın filozoflar serisinin bütün bölümleri Instagram'da.


